• bugün (0)
  1. (emrah vahap karaca r.a. videolarından not olarak çıkarılmıştır)
    (video 5 - temel hak ve hürriyetler: sosyal ve ekonomik haklar)

    Sosyal ve ekonomik haklar literatürde pozitif statü hakları, ikinci kuşak haklar veya isteme hakları olarak adlandırılmaktadır. Bu haklar, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak vatandaşların devletten talep edebileceği hizmetleri kapsar.

    Vatandaşlar devletten sağlık, eğitim, ulaşım ve konut gibi pek çok alanda hizmet isteyebilirler. Ancak anayasa bu konuda devlete bir esneklik tanımıştır. Devlet, sosyal ve ekonomik hakları ancak mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmekle yükümlüdür. Eğer devletin kasasında yeterli ödenek yoksa, bu hakların karşılanması ertelenebilir veya kısıtlı tutulabilir.

    Ailenin korunması ve çocuk hakları toplumsal yapının temelidir. Anayasaya göre aile, Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ana ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. Bu amaçla kurulan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu hakların hayata geçirilmesinden sorumludur.

    Eğitim ve öğrenim hakkı hem bir hak hem de bir ödevdir. ilköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır. Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Eğitim hakkı fırsat eşitliği ilkesine dayanır ve cezaevindeki mahkumlar dahi bu haktan mahrum bırakılamaz.

    Kıyılardan yararlanma hakkı kapsamında deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve buralar kamusal alan sayılır. Bir işletme kıyıyı kiralasa bile vatandaşın denizden yararlanmasını engelleyemez.

    Toprak mülkiyeti, genel mülkiyet hakkından farklı olarak sosyal bir haktır. Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini sağlamak, erozyonu önlemek ve toprağı olmayan veya yetersiz olan çiftçiye toprak sağlamakla yükümlüdür.

    Kamulaştırma (istimlak), devletin kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılığını peşin ödemek şartıyla özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamdıbına veya bir kısmına el koymasıdır. Kamu yararı her zaman kişisel menfaatin üstündedir.

    Kamulaştırma bedeli normal şartlarda nakten ve peşin ödenir. Ancak tarım reformu, sulama projeleri, iskan projeleri, ormanların yetiştirilmesi, turizm ve büyük enerji projeleri gibi yüksek maliyetli işlerde ödeme taksitlendirilebilir. Taksit süresi en fazla 5 yıldır ve bu süreçte devletin uyguladığı en yüksek faiz oranı geçerli olur.

    Vatandaş kamulaştırma işlemine değil ama biçilen bedele itiraz edebilir. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılarak bedel tespiti ve iptali istenebilir. Hakimin belirlediği bedel üzerinden işlem tamamlanır.

    Devletleştirme, kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüslerin kamu yararı gerektirdiğinde devlet bünyesine katılmasıdır. Özelleştirme ise bunun tam tersi olarak, devletin elindeki işletme ve kurumların özel sektöre satılmasıdır.

    istimval kavramı kamulaştırma ile karıştırılmamalıdır. istimval, savaş veya olağanüstü hal gibi durumlarda devletin vatandaşın elindeki taşınır mallara (iş makinesi, araç vb.) geçici olarak el koymasıdır. Kamulaştırma taşınmazlar için, istimval taşınırlar içindir.

    Çalışma hakkı ve ödevi kapsamında devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak ve işsizliği önlemek için gerekli tedbirleri alır. Çalışma hem bir hak hem de her vatandaşın milli gelire katkı sağlaması bakımından bir ödevdir.

    Dinlenme hakkı çalışanların anayasal bir hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile yıllık ücretli izin hakları anayasa ile güvence altına alınmıştır.

    Sendika kurma hakkı çalışanların ve işverenlerin ekonomik ve sosyal haklarını korumak amacıyla önceden izin almaksızın sendika ve üst kuruluşlar kurabilmesini sağlar. Sendika kurmak sosyal bir haktır (dernek kurmak ise kişiseldir). işçiler aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olabilirken, memurlar sadece bir sendikaya üye olabilirler.

    Toplu iş sözleşmesi hakkı işçiler ve işverenler arasında çalışma şartlarını ve ücretleri düzenlemek için kullanılır. Eğer taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa Yüksek Hakem Kurulu devreye girer. Bu kurulun verdiği karar kesin olup yargı yolu kapalıdır.

    Toplu sözleşme hakkı memurlar ve diğer kamu görevlilerine 2010 yılında tanınmıştır. Devlet ile memur sendikaları arasında yapılan görüşmelerde uzlaşma olmazsa Kamu Görevlileri Hakem Kurulu son kararı verir. Bu karar da kesindir ve her iki tarafı bağlar.

    Grev hakkı, toplu iş sözleşmesi yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin haklarını korumak için işi bırakmalarıdır. Lokavt ise işverenin, işçileri topluca işten uzaklaştırmasıdır. Grev hakkı 1961 anayasasıyla, lokavt ise 1982 anayasasıyla sisteme girmiştir.

    Ücrette adaletin sağlanması devletin görevidir. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ve ülkenin ekonomik durumu göz önünde bulundurulur.

    Sağlık, çevre ve konut hakları çerçevesinde herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, düşük gelirli grupların konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır (TOKi uygulamaları gibi).

    Sosyal güvenlik hakkı herkesin sahip olduğu bir haktır. Devlet bu güvenliği sağlayacak gerekli teşkilatı kurar. Ayrıca harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri, malul ve gaziler, sakatlar ve yaşlılar devlet tarafından özel olarak korunur.

    Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması ile sanatın ve sanatçının desteklenmesi de devletin sosyal ödevleri arasında yer almaktadır.

    Son olarak, bazı sosyal haklarda devletin mali kaynak ayırma yükümlülüğü yoktur ve doğrudan müdahale etmez. Sendika kurma, toplu iş sözleşmesi yapma, grev ve lokavt gibi haklar taraflar arasındaki ilişkileri düzenler ve devlet burada sadece kural koyucu ve hakem rolündedir.
    tümünü göster
   tümünü göster