günün popüler başlıkları (0)
    başlık yok! burası bom boş!
  1. cb'nin cezai sorumluluğu

    Yeni hükümet sistemiyle birlikte yürütmenin başı olan başkan artık tam sorumlu bir devlet adamı haline gelmiştir ve anayasamıza göre yaptığı tüm iş ve işlemlerden sorumlu tutulmaktadır.

    Anayasa, başkannın hangi suçlardan yargılanacağı konusunda herhangi bir ayrım yapmamıştır. Bu durum, başkannın sadece vatana ihanet veya göreviyle ilgili suçlardan değil, işlediği iddia edilen her türlü kişisel veya göreve dair suçtan dolayı yargılanabileceği anldıbına gelir.

    Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar hakkında meclis soruşturması sadece göreviyle ilgili suçlar için işletilebilirken, başkan için böyle bir sınırlama yoktur ve her suçtan dolayı bu prosedür başlatılabilir.

    Yargılama sürecini başlatan makam Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu süreci başlatmak için ilk adım olarak meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu olan 301 milletvekilinin yazılı bir önerge veya teklif vermesi gerekir.

    Meclis başkanı kendisine ulaşan bu teklifi en geç bir ay içerisinde meclis genel kuruluna getirmek ve görüşülmesini sağlamakla yükümlüdür.

    Soruşturmanın açılmasına karar verilebilmesi için meclis genel kurulunda yapılan oylamada üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun, yani 360 milletvekilinin kabul oyu vermesi şarttır.

    Soruşturma açılması kabul edildiğinde konu 15 kişiden oluşan özel bir komisyona havale edilir. Bu komisyonun üyeleri, meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayıları oranına göre belirlenir.

    Soruşturma komisyonunun çalışmaları için belirlenen normal süre iki aydır. Eğer bu süre içerisinde rapor tamamlanamazsa komisyona bir aylık ek süre verilir. Dolayısıyla komisyonun çalışmalarını bitirip raporunu meclis başkanına sunması için sahip olduğu maksimum süre üç aydır.

    Komisyon tarafından hazırlanan rapor ve toplanan tüm deliller meclis başkanına sunulduktan sonra, rapor meclis kürsüsünde okunur ve ardından nihai oylama olan yüce divana sevk oylamasına geçilir.

    Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesine, yani yüce divana sevk edilebilmesi için meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun, yani 400 milletvekilinin onayı gerekmektedir.

    Yüce divan sıfatıyla yargılamayı Anayasa Mahkemesi yapar. Mahkemenin yargılamayı bitirmesi için öngörülen süre üç aydır. Şayet bu süre yetmezse bir üç ay daha ek süre verilir ve toplam altı ay içerisinde yargılamanın kesin olarak sonuçlandırılması zorunludur.

    Cumhurbaşkanı sadece yüce divana sevk edildiği için görevinden olmaz. Görevinin sona ermesi için yargılama sonucunda mahkumiyet kararının çıkması ve bu hükmün açıklanması gerekir. Suçlu bulunduğu an koltuğunu kaybeder.

    Yüce divanda yargılanma süreci devam eden bir başkan, görevine devam ettiği bu altı aylık zaman zarfında anayasal yetkilerinin neredeyse tamdıbını kullanabilir. Ancak bu süreçte kullanması yasaklanan tek bir yetkisi vardır, o da erken seçim kararı almaktır. Yani yargılanan bir başkan seçimlerin yenilenmesine karar veremez.

    Bu cezai sorumluluk süreci sadece görevdeki cumhurbaşkanları için geçerli değildir. Bir başkannın görev süresi dolmuş olsa bile, görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle meclis tarafından aynı çoğunluklar aranarak bu prosedür işletilebilir ve yargılanması sağlanabilir.

    Süreç özetlendiğinde; 301 milletvekilinin teklifiyle başlayan, 360 milletvekilinin onayıyla soruşturulan ve 400 milletvekilinin oyuyla yüce divana gönderilen, kademeli olarak artan zorlu bir nitelikli çoğunluk sistemi söz konusudur.
    tümünü göster