(bünyamin atalay r.a. videolarından not olarak çıkarılmıştır)
(video 2 - genel yapı ve temel anlayış)
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin en temel hedeflerinden biri, her türlü ideolojinin üzerinde milli bir şahsiyet oluşturmaktır. Bu milli şahsiyetlerin bir araya gelerek ortak bir toplumu inşa etmesi esas alınmaktadır. Eğitimin toplumu yeniden inşa etme işlevi vurgulandığı için bu yaklaşım felsefi olarak yeniden kurmacılık eğitim felsefesiyle doğrudan ilişkilidir.
Modelin yetiştirmeyi amaçladığı birey profili; eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, inisiyatif alıp karar verebilen ve sorumluluk üstlenen bireylerden oluşmaktadır. Bireyin bu şekilde merkeze alınması ve aktif bir rol üstlenmesi, modelin ilerlemecilik eğitim felsefesinden de beslendiğini göstermektedir.
Eğitim anlayışı sadece mevcut çağa ayak uydurmayı yeterli görmemektedir. Bireylerin değişen dünyaya adapte olmasının yanı sıra, bizzat medeniyeti inşa edecek bir donanıma sahip olmaları hedeflenmektedir. Bu yönüyle savunma sanayi, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi alanlarda sadece teknolojiyi kullanan değil, yeni teknolojiler ve ürünler üreterek geleceği tasarlayan bir nesil arzulanmaktadır.
Modelin karakteristik yapısını oluşturan üç temel kavram aklı selim, kalbi selim ve zevki selimdir. Aklı selim, olaylara sağduyulu ve itidalli yaklaşarak doğru işler yapmayı; kalbi selim, vicdanlı ve iyi kalpli olarak iyi işler yapmayı; zevki selim ise estetik bir anlayış ve etik olgunlukla güzel işler yapmayı ifade eder. Bu üç özelliği kendinde toplayan bireyler kadim kültürümüzde zarif bireyler olarak tanımlanır ve Maarif Modeli tam olarak bu zarif bireyleri yetiştirmeyi hedeflemektedir.
Eğitim, herkesin hayat boyu erişebileceği bir süreç olarak tasarlanmıştır. Bu yaklaşım, eğitimin okul binalarıyla sınırlı kalmayıp yaşamın her alanında devam etmesi gerektiğini savunan hayat boyu öğrenme anlayışıyla uyumludur. Milli eğitimin temel ilkelerinden biri olan süreklilik ilkesi de bu süreci desteklemektedir.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde eğitim hem bir hak hem de bir ödev olarak nitelendirilmektedir. Zorunlu eğitim kapsamında bu hizmeti almak her vatandaşın hakkıdır. Ancak toplumun refahı, güvenliği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin dinamik vizyonuna katkı sağlamak amacıyla bu eğitimi almak ve kendini geliştirmek birey için aynı zamanda milli bir ödevdir.
Fırsat eşitliği modelin vazgeçilmez bir parçasıdır. Devletin sağladığı burslar, krediler, ücretsiz kitap dağıtımı ve taşımalı eğitim gibi uygulamalarla her öğrencinin eğitime eşit şartlarda ulaşması hedeflenmektedir. Ayrıca inanç, kimlik veya sosyoekonomik durum gibi farklılıkların birer dezavantaj haline dönüşmemesi için gerekli önlemlerin alınması amaçlanır. Bu durum milli eğitimin genellik ve eşitlik ilkeleriyle örtüşmektedir.
Bütüncül eğitim yaklaşımı modelin merkezinde yer almaktadır. Bu yaklaşım, bireyin sadece zihinsel gelişimini değil; bilişsel, duyuşsal ve psikomotor yani fiziksel gelişimini bir bütün olarak desteklemeyi esas alır. Çok yönlü gelişim, bütüncül eğitimin temel amacıdır.
Bilme ve sorumluluk kavramları arasındaki ilişki üzerinde durulmaktadır. Bilgiye sahip olmak yani bilme tek başına yeterli değildir. Sahip olunan bu bilginin toplum yararına kullanılması ve hayata geçirilmesi sorumluluk olarak tanımlanır. Bireyin bilgisini sadece kendine saklamayıp toplumsal sorunları çözmek için kullanması teşvik edilmektedir.
Türkçenin korunması ve doğru kullanılması temel bir politika olarak belirlenmiştir. Türkçe, model içerisinde bütünleştirici ve birleştirici bir değer olarak görülmektedir. Dilin doğru kullanılması, kültürel değerlerin nesilden nesile aktarılması süreci olan kültürlemenin de ana anahtarı olarak kabul edilmektedir.
Öğrenme ortamlarının esnek ve özgür olması hedeflenmektedir. Bireyin ilgi ve yeteneklerini keşfedebileceği, kendini baskı altında hissetmeden geliştirebileceği modern tasarımlı eğitim ortamları planlanmaktadır.
Eğitimde kalıcılığı sağlamak için disiplinler arası bir anlayış benimsenmiştir. Bir dersin sadece kendi sınırları içinde anlatılmayıp diğer derslerle ilişkilendirilmesi esastır. Örneğin kuraklık konusu hayat bilgisi dersinde işlenirken aynı zamanda Türkçe dersinde buna uygun bir metin, müzik dersinde ise ilgili bir parça ile desteklenerek öğrenmenin derinleşmesi sağlanır.
Model, statik bir yapı yerine dinamik ve güncellenebilir bir yapıya sahiptir. Değişen şartlara ve gelen geri bildirimlere göre esnetilebilir bir karakter sergilemektedir.
Öğrenciler arasında yarıştırıcı ve ayrıştırıcı yaklaşımlardan uzak durulmaktadır. Bunun yerine farklılaştırılmış öğretim teknikleri uygulanmaktadır. Bu teknikle, her öğrenci özel bir birey olarak görülür; ihtiyacı olanlara destekleme eğitimleri verilirken, potansiyeli yüksek olanlar için zenginleştirilmiş içerikler sunulur.
Öğretim programlarının genel özellikleri çerçevesinde 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun ikinci maddesinde yer alan genel amaçlarla tam uyum aranmaktadır. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık ve milli değerlere saygı bu amaçların başında gelir.
Programlar aynı zamanda 2015 yılından bu yana uygulanan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi ile uyumlu hale getirilmiştir. Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi'ne paralel olarak hazırlanan bu yapı, eğitim kademeleri arasındaki standartları ve yeterlilikleri belirleyerek ulusal ve uluslararası geçerliliği desteklemektedir.
tümünü göster