• bugün (0)
  1. (büyük ölçüde ateş uslu'nun klasik düşünce okulundaki seminerlerinden yararlanılarak yazıya dökülmüştür)

    Prens, ithaf mektubu ve ardından gelen 26 ana bölümden oluşur. Kitap, yapısal olarak iki büyük parçaya ayrılır: 1. bölümden 11. bölüme kadar olan ilk kısım "prenslikler" (prenslik türleri, nasıl kazanıldıkları ve kaybedildikleri) konusuna odaklanır.
    12. bölümden 26. bölüme kadar olan ikinci kısım ise bizzat "prens" figürünün kendisine, sahip olması gereken özelliklere ve klasik nasihatname geleneğinin eleştirel bir şekilde tersyüz edilmesine odaklanır. Bazı tarihçiler bu ayrımı "Prenslikler Üzerine" (De Principatibus) ve "Prens Üzerine" (De Principe) şeklinde iki ayrı kitap gibi değerlendirir.

    machiavelli’nin temel sorunsalı ve yöntemi
    Machiavelli, selefi olan siyaset kuramcılarından farklı olarak "iyi veya etik hükümdar nasıl olunur?" sorusuyla değil, "hükümdarlık nasıl ele geçirilir ve nasıl elde tutulur?" sorusuyla ilgilenir.
    Yazar, siyaseti ahlaki veya dini normlardan arındırarak pragmatik bir zemine taşır. Tek bir "en iyi yönetim" reçetesi sunmak yerine, her bir hükümdarlık türüne ve özel duruma göre farklı politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunur.

    devlet stato ve cumhuriyet kavramları
    Machiavelli, "stato" (devlet) kelimesini modern anlamda (merkezi, sınırları belli ve kalıcı egemenlik) kullanan ilk düşünürlerden biridir. Ancak bu kavram o dönemde henüz tam oturmamıştır; bazen "mülk", bazen de "aristokratik tabaka" anlamında kullanılır.
    Yönetim biçimlerini sadeleştirerek ikiye indirir: Devletler ya cumhuriyet (republika) ya da hükümdarlıktır (prinçpato). Bu, Antik Yunan’daki monarşi-aristokrasi-demokrasi şeklindeki üçlü tasniften radikal bir kopuştur.
    "Cumhuriyet" kavrdıbını Roma tarihindeki "respublica" (kamusal şey) anlamından farklılaştırarak, özellikle tiranlık ve monarşi karşıtı bir yönetim biçimi olarak tanımlar. Bu tanım, 19. yüzyıldan itibaren modern siyasi literatüre yerleşmiştir.

    platonculuk ve floransa siyaseti
    Machiavelli’nin yaşadığı dönemde Floransa’da yoğun bir Platon ilgisi vardır. Özellikle Medici ailesi, Platon’un "filozof kral" ve "koruyucu hükümdar" fikirlerini kendi iktidarlarını meşrulaştırmak için kullanmıştır.
    Machiavelli, eserinde konuyu ikiye ayırarak ilerleme yönteminde Platon’un Politikos (Devlet Adamı) diyaloğundaki akıl yürütme biçimini (ikili ayrımlar yaparak ilerleme) kullanmış olabilir. Ancak Machiavelli, Platon’un ütopyacı yaklaşımını reddederek gerçekçi bir tutum takınır.

    hükümdarlık türleri ve elde etme biçimleri
    Hükümdarlıklar iki ana gruba ayrılır: Soydan gelme (kalıtsal) ve yeni kurulan hükümdarlıklar.
    Yeni hükümdarlıklar ise ya tümüyle yenidir ya da mevcut bir krallığa sonradan eklenmiş (karma) parçalardır.
    Bu yönetimler ya kendi silahlarıyla ya başkasının silahlarıyla; ya "Talih" (Fortuna) ile ya da "Erdem/Beceri" (Virtu) ile elde edilir.

    fortuna talih ve virtu erdem/beceri ilişkisi
    Machiavelli, insan eylemlerinde şansın ve becerinin rolünü tartışırken Stoacı kadercilikten ayrılır. Stoacılar kaderi mutlak görürken, Machiavelli insan eylemleri üzerinde "Fortuna"nın (koşulların) %50, "Virtu"nun (insanın müdahalesi, duruşu ve becerisi) %50 etkili olduğunu savunur. Bu, o dönem için insan iradesine verilen çok büyük bir paydır.

    soydan geçen hükümdarlıkların kolaylığı
    Kalıtsal hükümdarlıkları elde tutmak yenilere göre çok daha kolaydır. Çünkü bu sistemlerde atalar tarafından kurulmuş, oturmuş bir düzen ve kurumlar bütünü vardır. Hükümdarın sadece mevcut düzeni bozmaması yeterlidir. Olağanüstü bir hata yapmadığı sürece halk tarafından sevilmesi doğaldır.

    karma hükümdarlıklar ve quot doğal zorunlulukquot
    Yeni işgal edilen bir toprağın mevcut bir devlete eklenmesiyle oluşan "karma hükümdarlıklar" en zorlu olanlardır.
    Burada "doğal zorunluluk" kavramı devreye girer: Halk, daha iyi bir yönetim bulma ümidiyle sürekli yönetici değiştirmek ister ancak genellikle gelenin gideni arattığını fark eder. Yeni hükümdar, iktidarını sağlamlaştırmak için kendisine karşı olanları bastırmak, yanındakileri ise beklentilerini karşılayarak memnun etmek zorundadır. Ancak bu dengeyi kurmak çok zordur çünkü müttefikler her zaman daha fazlasını ister.

    Çatışma merkezli siyaset anlayışı
    Klasik düşünürler (Aristoteles gibi) çatışmayı bir "arıza" veya "sapma" olarak görürken, Machiavelli siyasetin merkezine "çatışmayı" koyar. Ona göre toplumda ve doğada uyum değil, sürekli bir kriz ve isyan ihtimali vardır. Başarılı bir hükümdar, bu çatışma ve istisnai durumları yönetmeyi bilen kişidir.

    işgal stratejileri ve halkın desteği
    Aynı dili konuşan ve benzer yaşam biçimine sahip toprakları işgal etmek daha kolaydır. Bu durumda hükümdarın yapması gereken temel şey, eski hükümdarın soyunu kurutmaktır.
    Halkın nefretini kazanmamak için mülkiyet düzenine (yasalar) ve vergi sistemine dokunulmamalıdır. Halk mülkiyetine ve alışık olduğu yasalara dokunulmadığı sürece yeni hükümdara uyum sağlayabilir.
    Fransa Kralı XII. Louis'nin Milano işgali üzerinden verilen örneklerde, yerli halkın desteğini almadan kurulan bir egemenliğin kalıcı olamayacağı vurgulanır.

    eski hükümdarın soyunu kurutma Öğüdü
    Machiavelli’nin "eski hükümdarın soyunu kurutma" tavsiyesi, kitabın en sert ve 16-17. yüzyıl okurlarını (örneğin isveç Kraliçesi Kristin) en çok rahatsız eden kısımlarından biridir. Bu öğüt, yeni iktidarın önündeki her türlü meşruiyet iddiasını kökten kazımak amacıyla verilmiş son derece pragmatik ve acımasız bir tavsiyedir.
    tümünü göster
   tümünü göster