1982 Anayasası'nda 2017 değişikliğiyle şekillenen yürütme organına dair, Cumhurbaşkanlığı makamı, seçim süreci, görevleri ve sorumlulukları hakkındaki tüm teknik detaylar aşağıda maddeler halinde açıklanmıştır:
Yürütme organı artık monist yani tek kanatlı bir yapıdadır. Bu sistemde yürütme yetkisi ve görevi sadece Cumhurbaşkanına aittir. Eski parlamenter sistemdeki Bakanlar Kurulu artık yoktur; Bakanlar ve Cumhurbaşkanı yardımcıları doğrudan Cumhurbaşkanına bağlıdır ve onun hiyerarşik amiri altındadır.
Cumhurbaşkanı olabilmek için anayasada dört ana şart belirlenmiştir. Kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmalı, 40 yaşını doldurmuş olmalı, yükseköğrenim (lisans) mezunu olmalı ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmalıdır. Milletvekili seçilme yeterliliği; kısıtlı olmamayı, askerlikle ilişiği bulunmamayı ve yüz kızartıcı suçlardan veya belirli süreli hapis cezalarından hüküm giymemiş olmayı kapsar.
Cumhurbaşkanını doğrudan halk seçer ve görev süresi 5 yıldır. 2007 anayasa değişikliğinden beri halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanlığı sisteminde, bir kişi en fazla iki defa bu göreve seçilebilir. Ancak bu kuralın istisnası şudur: Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla (360 milletvekili) erken seçim kararı alırsa, mevcut Cumhurbaşkanı üçüncü bir dönem için tekrar aday olabilir.
Aday gösterilme sürecinde üç farklı yol izlenebilir. Siyasi parti grupları aday çıkarabilir. Son yapılan genel seçimlerde tek başına veya diğer partilerle birleşerek toplam geçerli oyların en az yüzde beşini almış olan siyasi partiler aday gösterebilir. Ayrıca en az yüz bin seçmen, il seçim kurullarına giderek imza vermek suretiyle bir kişiyi aday olarak sunabilir.
Seçim süreci en fazla iki turdan oluşur. Birinci turda, kullanılan geçerli oyların salt çoğunluğunu (yüzde elliden bir fazlasını) alan aday seçilir. Eğer bu çoğunluk sağlanamazsa, birinci turu takip eden ikinci pazar günü ikinci tur oylama yapılır. ikinci tura sadece birinci turda en çok oyu alan ilk iki aday katılır ve burada oyların çoğunluğunu alan kişi seçimi kazanır.
ikinci tura kalan adaylardan biri herhangi bir sebeple seçimden çekilir veya ölürse, birinci turdaki sıraya göre diğer adaylar ikame edilir. Eğer ikinci tura tek bir aday kalırsa, bu aday için referandum (evet-hayır oylaması) yapılır. Referandumda geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir. Eğer halk hayır derse, seçimler tamamen yenilenir. Yenisi seçilinceye kadar mevcut Cumhurbaşkanı görevine devam eder.
Cumhurbaşkanının yasama ile ilgili geniş yetkileri vardır. Meclisin açılış günü olan 1 Ekim'de açılış konuşması yapabilir. Meclisi doğrudan toplantıya çağırabilir. Kanunları on beş gün içinde ya yayımlar ya da tekrar görüşülmesi için meclise geri gönderir (veto eder). Kanunların, anayasa değişikliklerinin ve meclis iç tüzüğünün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne dava açabilir. Ayrıca meclis seçimlerinin yenilenmesine (erken seçim) karar verebilir.
Yargı alanındaki atama yetkileri kapsamında Anayasa Mahkemesi'nin 15 üyesinden 12'sini seçer. Danıştay üyelerinin dörtte birini belirler. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı ve vekilini seçer. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 13 üyesinden 4'ünü doğrudan atama yetkisine sahiptir.
Yürütme ve idari yetkileri dahilinde Cumhurbaşkanı yardımcılarını ve tüm bakanları (şu an 17 bakan bulunmaktadır) atar ve görevden alır. Bakanlar artık meclise karşı değil, sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Valiler ve büyükelçiler gibi üst kademe kamu yöneticilerini atama yetkisi de kendisine aittir. Milletlerarası anlaşmaları onaylar ve Resmi Gazete'de yayımlar.
Milli güvenlik konularında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt savunmasına hazırlanmasından meclise karşı sorumludur. Genelkurmay Başkanı'nı atar. Milli Güvenlik Kurulu'na (MGK) ve Yüksek Askeri Şura'ya (YAŞ) başkanlık eder. MGK'nın gündemini belirler. Meclis tatildeyken veya ara vermedeyken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması durumunda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanılmasına karar verebilir.
Cumhurbaşkanı, sürekli hastalık, sakatlık veya kocama gibi nedenlerle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma (kişiye özgü af) yetkisine sahiptir. Ancak genel ve özel af çıkarma yetkisi sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne aittir.
Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) tüm üyelerini ve başkanını seçer; bu kurul Cumhurbaşkanına bağlı olarak çalışır. YÖK üyelerini ve TRT Genel Müdürü'nü atar. Olağanüstü hal (OHAL) ilan etme yetkisi kendisine aittir. Bütçe kanun teklifini hazırlar ve meclise sunar. Ayrıca yürütme alanına ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarabildiği gibi, 2017'den sonra yönetmelik çıkarma yetkisine de sahip olmuştur.
Eski sistemdeki siyaseten sorumsuzluk hali sona ermiştir. Yeni sistemde Cumhurbaşkanı, görevleriyle ilgili işlediği iddia edilen suçların yanı sıra kişisel suçlarından dolayı da tam sorumluluğa sahiptir. Sadece vatana ihanetle sınırlı olmayan bu sorumluluk rejimi, işlediği her türlü suçtan dolayı yargılanabilmesinin önünü açmıştır.
Yeni hükümet sistemiyle birlikte yürütmenin başı olan cumhurbaşkanı artık tam sorumlu bir devlet adamı haline gelmiştir ve anayasamıza göre yaptığı tüm iş ve işlemlerden sorumlu tutulmaktadır.
Anayasa, cumhurbaşkanının hangi suçlardan yargılanacağı konusunda herhangi bir ayrım yapmamıştır. Bu durum, cumhurbaşkanının sadece vatana ihanet veya göreviyle ilgili suçlardan değil, işlediği iddia edilen her türlü kişisel veya göreve dair suçtan dolayı yargılanabileceği anlamına gelir.
Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar hakkında meclis soruşturması sadece göreviyle ilgili suçlar için işletilebilirken, cumhurbaşkanı için böyle bir sınırlama yoktur ve her suçtan dolayı bu prosedür başlatılabilir.
Yargılama sürecini başlatan makam Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu süreci başlatmak için ilk adım olarak meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu olan 301 milletvekilinin yazılı bir önerge veya teklif vermesi gerekir.
Meclis başkanı kendisine ulaşan bu teklifi en geç bir ay içerisinde meclis genel kuruluna getirmek ve görüşülmesini sağlamakla yükümlüdür.
Soruşturmanın açılmasına karar verilebilmesi için meclis genel kurulunda yapılan oylamada üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun, yani 360 milletvekilinin kabul oyu vermesi şarttır.
Soruşturma açılması kabul edildiğinde konu 15 kişiden oluşan özel bir komisyona havale edilir. Bu komisyonun üyeleri, meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayıları oranına göre belirlenir.
Soruşturma komisyonunun çalışmaları için belirlenen normal süre iki aydır. Eğer bu süre içerisinde rapor tamamlanamazsa komisyona bir aylık ek süre verilir. Dolayısıyla komisyonun çalışmalarını bitirip raporunu meclis başkanına sunması için sahip olduğu maksimum süre üç aydır.
Komisyon tarafından hazırlanan rapor ve toplanan tüm deliller meclis başkanına sunulduktan sonra, rapor meclis kürsüsünde okunur ve ardından nihai oylama olan yüce divana sevk oylamasına geçilir.
Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesine, yani yüce divana sevk edilebilmesi için meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun, yani 400 milletvekilinin onayı gerekmektedir.
Yüce divan sıfatıyla yargılamayı Anayasa Mahkemesi yapar. Mahkemenin yargılamayı bitirmesi için öngörülen süre üç aydır. Şayet bu süre yetmezse bir üç ay daha ek süre verilir ve toplam altı ay içerisinde yargılamanın kesin olarak sonuçlandırılması zorunludur.
Cumhurbaşkanı sadece yüce divana sevk edildiği için görevinden olmaz. Görevinin sona ermesi için yargılama sonucunda mahkumiyet kararının çıkması ve bu hükmün açıklanması gerekir. Suçlu bulunduğu an koltuğunu kaybeder.
Yüce divanda yargılanma süreci devam eden bir cumhurbaşkanı, görevine devam ettiği bu altı aylık zaman zarfında anayasal yetkilerinin neredeyse tamamını kullanabilir. Ancak bu süreçte kullanması yasaklanan tek bir yetkisi vardır, o da erken seçim kararı almaktır. Yani yargılanan bir cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar veremez.
Bu cezai sorumluluk süreci sadece görevdeki cumhurbaşkanları için geçerli değildir. Bir cumhurbaşkanının görev süresi dolmuş olsa bile, görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle meclis tarafından aynı çoğunluklar aranarak bu prosedür işletilebilir ve yargılanması sağlanabilir.
Süreç özetlendiğinde; 301 milletvekilinin teklifiyle başlayan, 360 milletvekilinin onayıyla soruşturulan ve 400 milletvekilinin oyuyla yüce divana gönderilen, kademeli olarak artan zorlu bir nitelikli çoğunluk sistemi söz konusudur.